Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: “Saadet Partisi ile genel başkanlar düzeyinde görüşmelerimiz sürüyor”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin genel merkezindeki Haftalık Olağan MYK toplantısının ardından ittifak tartışmalarından emekli aylıklarına, tarım ve hayvancılıktan terörle mücadele sürecine ve dış politikaya kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Saadet Partisi ile görüşmelerin genel başkanlar düzeyinde sürdüğünü açıklayan Kılıç, somut ittifak adımlarının seçim takvimiyle yakından ilgili olduğunu söyledi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin genel merkezinde düzenlenen Haftalık Olağan MYK toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıç, Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeler, emeklilerin ekonomik koşulları, terörle mücadele süreci, dış politika, tarım ve hayvancılık ile Saadet Partisi'yle yürütülen görüşmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.
“Vatandaş Resmi Gazete'ye değil cebine bakıyor”
Şehit ve gazi erlerin ailelerinin haklarıyla ilgili düzenlemeleri değerlendiren Kılıç, yapılan iyileştirmeleri yetersiz bulduklarını belirtti. Suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemelere de değinen Kılıç, ailelerin cezai sorumluluğunun artırıldığını ancak düzenlemelerin eksik kaldığını savundu.
Kılıç, “Şehit ve gazi erlerin aileleri ve haklarıyla ilgili kanun Resmi Gazete’de yayınlandı. İyileştirmeler var evet ama eksik ve yetersiz. Çerçeve yasa Resmi Gazete'de yayımlandı. Yasalara ve anayasaya aykırılıklar var. Suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemeler de Resmi Gazete’de yayımlandı. Ailelerin cezai sorumluluğu artıyor evet ama eksik ve yetersiz. Resmi Gazete gündemi yoğun. Yoğun ama laf var icraat yok. Bu arada vatandaş Resmi Gazete'ye değil cebine bakıyor.” dedi.
“Emeklinin ahı indirir şahı”
Emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, en düşük emekli aylığı ile açlık sınırı arasındaki farka dikkat çekerek hükümete seyyanen zam çağrısında bulundu.
Kılıç, “Emeklilerimiz de cebine bakıyor. Bakıyor ama cep delik, cepken delik. Emekliler feryat ediyor, duyan yok. Duysalar da bakan yok. Bakan varsa da gören yok. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Emeklinin ahı indirir şahı. En düşük emekli aylığı 23 bin 500 lira. Açlık sınırı 40 bin lira. Dört bilinmeyenli değil tek bilinmeyenli denklem. Emeklilerimiz 23 bin 500 lirayla kirayı mı ödesin, faturaları mı ödesin, pazara mı gitsin? Borç mu ödesin, karnını mı doyursun?” ifadelerini kullandı.
Yeniden Refah Partisi'nin emekli maaşlarında yüzde 100 artış vaadini sürdürdüğünü belirten Kılıç, hükümetin israftan ve faiz ödemelerinden tasarruf ederek emeklilerin gelirlerini artırması gerektiğini savundu.
Kılıç, “Yıllar önce çalışanlara seyyanen 8 bin lira maaş artışı verildi. Emeklilere de verilecek diye söz verildi ama bu söz yerine getirilmedi. Seyyanen zam yapılmadığı için çalışanla emekli arasındaki uçurum açıldıkça açıldı. Hükümete sesleniyorum: Emekliye seyyanen zam sözü verdiniz. Sözünüzü tutun. Emeklilerimize de sesleniyorum: Sözünü tutmayanlara yüz vermeyin. Oy da vermeyin.” diye konuştu.
Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması'na ilişkin değerlendirme
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması'nı da değerlendiren Kılıç, anlaşmanın gelecekteki işlevine ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Kılıç, “Mekke Anlaşması’nın, İsrail’in devlet terörünü meşrulaştırmak için dayatılan İbrahim Anlaşmaları’na dayanak yapılmasından endişeliyiz. ABD ve İsrail’in Gazze’nin işgalinden sonraki hedefinin, Türkiye dahil tüm Müslüman ülkelere İbrahim Anlaşmalarını imzalatmak olduğunu görüyoruz.” dedi.
Türkiye'nin anlaşmaya ilişkin tutumuna değinen Kılıç, “Türkiye, Mekke Anlaşması’na sadık kalacaksa, anlaşmanın İsrail’i İran tehdidinden koruyacak bir hüviyete bürünmesine mani olmalıdır. Mekke Anlaşması yaşayacaksa, bu anlaşmaya Mısır ve İran başta olmak üzere D-8 ülkelerinin tümünün katılımı sağlanmalıdır. Aksi halde, adı Mekke de olsa, bu anlaşma er ya da geç İran karşısında İsrail’e kalkan olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Af yetkisinin millette olduğunu düşünüyoruz”
“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında çıkarılan düzenlemeye Yeniden Refah Partisi olarak destek vermediklerini belirten Kılıç, düzenlemenin hükümlüler bakımından af niteliği taşıdığını savundu.
Kılıç, “Yeniden Refah Partisi olarak bu yasaya evet oyu vermedik. Zira kanun, yargılaması devam eden, kesinleşmiş hapis cezası bulunan teröristlere af getiriyor. Hükümet yetkilileri af değil deseler de ‘infaz düzenlemesi’ adı altında af getiriliyor.” diye konuştu.
Sürecin referanduma götürülmesi gerektiğini savunan Kılıç, “Biz Yeniden Refah Partisi olarak, ‘pişmanlık’ ifadesi bile aranmaksızın yapılan bu af düzenlemesini yanlış buluyoruz. Af yetkisinin devlette, hükümette ya da Meclis'te değil millette olduğunu düşünüyoruz. Yarını belli olmayan bu süreçte hangi yeni yasa ya da anayasa değişikliği talepleriyle karşılaşacağımızı bilemiyoruz.” dedi.
Kılıç, “Bu nedenlerle sürecin her aşamasının referandum yoluyla şehit ailelerine, gazilerimize ve topyekûn aziz milletimize danışılması gerektiğine dikkat çekiyoruz. PKK/KCK’nın tasfiyesine evet, PKK’lı/KCK’lı teröristlerin affına, Öcalan’a ‘statü’ adı altında meşruiyet kazandırılmasına hayır diyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Köylerde Refah Var programını başlattık”
Yeniden Refah Partisi'nin “Köylerde Refah Var” programını başlattığını açıklayan Kılıç, Ankara'nın Çubuk ilçesindeki köy ve mahalleleri ziyaret edeceklerini söyledi. Muğla Menteşe, Aydın Bozdoğan, İstanbul, Samsun ve Ordu'daki ziyaretlerinden de söz eden Kılıç, kırsal bölgelerde üretimin gerilediğini savundu.
Kılıç, “Köyler boşalıyor, orman köyleri boşalıyor, ahırlar boşalıyor. Keçi sürüleri, davar sürüleri, sığır sürüleri azalıyor. Maliyetler artıyor. Çiftçilerimiz yeme, gübreye, ilaca, mazota, sapa samana ulaşmakta zorlanıyor. Köylülerimiz maliyetlerle baş edemediği için köyünü, tarlayı, tarımı, ahırı terk ediyor.” dedi.
Tarım ve hayvancılığın stratejik önemine vurgu yapan Kılıç, “Devlet için tarım ve hayvancılık bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Tarım ve hayvancılık millet olarak beka meselemizdir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Saadet Partisi ile genel başkanlar düzeyinde görüşmelerimiz sürüyor”
Kılıç, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Saadet Partisi ve diğer siyasi partilerle olası ittifak görüşmelerine ilişkin soru üzerine Kılıç, iki parti arasındaki temasların sürdüğünü açıkladı.
Kılıç, “Saadet Partisi ile genel başkanlar düzeyinde görüşmelerimiz sürüyor. Bugünden yarına herhangi bir ittifak mevzubahis değil çünkü Türkiye bir seçim sürecine girmedi. Ama Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi Milli Görüş partileri olarak Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi'nin birlikte hareket edebilmeleri gönlümüzden geçendir.” dedi.
İki partinin ortak siyasi zeminde hareket etmesinin seçmene alternatif sunabileceğini savunan Kılıç, “İki partinin bir araya gelmesi, ortak bir siyasal zeminde, ortak bir siyasi çerçeve ile hareket etmesi halinde topluma verecekleri ışık da, umut da yükselecektir. Ona dikkat çekiyoruz ama netleşmesi, detayların berraklaşması, bir karara bağlanması ve somut adımlar atılması elbette ki seçim takvimi ile yakından ilgilidir.” ifadelerini kullandı.
Seçim tarihinin henüz belli olmadığını belirten Kılıç, “Türkiye'nin önünde şu an bir seçim var ama tarihi belli değil. Bir yıla mı olur, iki yıla mı kalır onu bilemiyoruz. Seçim yaklaştıkça ittifak görüşmeleri de artacaktır. Müzakereler de çoğalacaktır.” diye konuştu.
Muhalefetin seçmene güçlü bir alternatif sunması gerektiğini söyleyen Kılıç, “İktidar değişmiyorsa suçu sadece iktidarda arayamayız. İktidar değişmiyorsa suçu seçmende de arayamayız. Muhalefet olarak suçu kendimizde aramamız lazım. İktidarın değişimi arzu ediliyorsa toplumun önüne bir alternatif, güçlü bir ihtimal çıkarabilmemiz lazım. ‘Kazanabiliriz’ duygusunu oluşturmamız lazım.” dedi.
Kılıç, “Bu duyguyu oluşturmanın öncülüğünü yapması gereken Yeniden Refah Partisi'dir. Liderliğini üstlenmesi gereken de Genel Başkanımız Fatih Erbakan'dır. Biz bu yönde topluma umut olabilmek için suçu toplumda ya da iktidarda değil, sorumluluğu kendimizde arama yönünde çalışmalarımıza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Devlet içinde kayıt dışı yapılaşmalar olmaz”
Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik operasyonları da değerlendiren Kılıç, dini değerlerin politik veya ekonomik güç elde etmek amacıyla istismar edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Kılıç, “Dinimizin kutsallarını, mukaddes değerlerimizi istismar ederek politik ya da ekonomik güce ulaşılması bir devletin kabul edebileceği durum değildir. Türkiye geçmişte dince kutsal sayılan değerlerin istismarından beslenen yapıların yol açtığı büyük travmalarla karşı karşıya kaldı.” dedi.
Yürütülen soruşturmaların hukuk sınırları içerisinde tamamlanması gerektiğini belirten Kılıç, “Tüm yapıların, adı ne olursa olsun, amacı ne olursa olsun, anayasa ve yasalar çerçevesinde kalması, şeffaflık içinde yönetilmesi, kapılarını da kasalarını da devlete açık hale getirmesi bir mecburiyettir.” ifadelerini kullandı.
Kılıç, “Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde kayıt dışı yapılaşmalar olmaz. Dince kutsal sayılan değerlerin istismarı üzerine de devletin varlığına, anayasaya ve hukuka aykırı yapılar kurulamaz, kurulmamalıdır. Bu nedenle biz hukuk diyoruz, anayasaya ve hukuka dikkat çekiyoruz, şeffaflık istiyoruz.” diye konuştu.
Yapıların mali faaliyetlerinin de denetime açık olması gerektiğini kaydeden Kılıç, “Bağışların da kayıt altında olması, şeffaflık ilkesine göre toplanması ve kasaların, hesapların devletin denetimine açık olması gerektiğine dikkat çekiyoruz ki geçmiş 10 yılda yaşanan travmalar gelecek 10 yıllarda yaşanmasın. Asıl olan Türkiye Cumhuriyeti'dir, aziz milletimizin huzuru, bekası, güvenliğidir.” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0