TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: “Kimseyi geride bırakmadan ulaşım çözümleri sunmayı hedefliyoruz”

Türkiye Belediyeler Birliğinin ulusal koordinatörlüğünü yürüttüğü Avrupa Hareketlilik Haftası 2026’nın Medya Lansmanı ve Çalıştayı Ankara’da gerçekleştirildi. “Herkes için Hareketlilik” ana teması ve “Nesiller Arası Adalet” yaklaşımının ele alındığı programda Vahap Seçer, Aivo Orav ve Bülent Özcan sürdürülebilir, erişilebilir ve kapsayıcı ulaşım politikalarına ilişkin mesajlar verdi.

Eyl 3, 2026 - 05:29
 0  1
TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: “Kimseyi geride bırakmadan ulaşım çözümleri sunmayı hedefliyoruz”

Türkiye Belediyeler Birliğinin (TBB) ulusal koordinatörlüğünü yürüttüğü Avrupa Hareketlilik Haftası (AHH) 2026 Medya Lansmanı ve Çalıştayı, Ankara’daki TBB ana hizmet binasında gerçekleştirildi.

16-22 Eylül tarihleri arasında “Herkes için Hareketlilik” ana temasıyla düzenlenecek Avrupa Hareketlilik Haftası’nın 2026 yılı yaklaşımı “Nesiller Arası Adalet” olarak belirlendi. Bu yaklaşımla kentlerdeki hareketlilik imkanlarının farklı yaş gruplarının ihtiyaçları dikkate alınarak daha erişilebilir, kapsayıcı ve eşitlikçi hale getirilmesine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı/Büyükelçi Aivo Orav ile AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan yaptı. Programa TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız’ın yanı sıra AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ve temsilcileri, belediyelerin yönetici ve uzmanları ile sivil toplum temsilcileri katıldı.

“AHH deneyim paylaşımını güçlendirmek açısından önemli bir platform”

TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB’nin 2018 yılından bu yana Avrupa Hareketlilik Haftası’nın ulusal koordinasyonunu yürüttüğünü belirtti. Türkiye’nin düzenli katılımıyla AHH’nin yoğun şekilde kutlandığı ülkeler arasında öne çıktığını ifade eden Seçer, “Nesiller Arası Adalet” yaklaşımının kamusal alanlar ile ulaşım sistemlerinin bugünün ve gelecek nesillerin ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmasının önemine işaret ettiğini söyledi.

Seçer, “Çocuklarımızın, gençlerimizin, yaş almış vatandaşlarımızın ve engelli bireylerimizin kent yaşamına eşit şekilde katılabilmesi, ulaşım politikalarımızın en temel hedeflerinden biri olmalıdır.” dedi.

Ulaşımın yalnızca altyapı yatırımlarından ibaret görülmemesi gerektiğini vurgulayan Seçer, “Ulaşımı yalnızca bir altyapı meselesi olarak değil, insanların günlük yaşamını kolaylaştıran ve sosyal hayata katılımını güçlendiren temel bir kamu hizmeti olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüm yaş grupları için çeşitli, güvenilir, uygun fiyatlı ve erişilebilir hareketlilik seçenekleri oluşturulması gerektiğini kaydeden Seçer, “Kentlerimizde kimseyi geride bırakmadan, fiziksel veya dijital hiçbir engel oluşturmadan insanlarımıza ulaşım çözümleri sunmayı hedeflemekteyiz.” diye konuştu.

Daha yaşanabilir kentler için ulaşımın insanı merkeze alan bir anlayışla planlanması gerektiğini belirten Seçer, bugünün ihtiyaçları karşılanırken gelecek nesillere yönelik sorumlulukların da gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

Belediyelerin sürdürülebilir ulaşım alanında her geçen gün daha nitelikli projeleri hayata geçirdiğini ifade eden Seçer, Avrupa Hareketlilik Haftası’nın bu çalışmaları vatandaşlarla paylaşmak, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve belediyeler arasındaki deneyim aktarımını güçlendirmek açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Seçer, “Herkes için hareketlilik ve herkes için sürdürülebilir ulaşım diyor, 2026 yılı AHH çalışmalarını hep beraber hızlandırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Orav: “Hareketlilik aslında en temel formuyla bir özgürlüktür”

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı/Büyükelçi Aivo Orav, 2026 yılında “Nesiller Arası Adalet” yaklaşımının öne çıktığını belirterek hareketliliğin eğitim, iş ve temel hizmetlere erişim açısından taşıdığı öneme dikkati çekti.

Orav, “Bu yolculukların hiçbiri çok büyük, çok dramatik yolculuklar değildir ancak yine de özgürlüğü ifade eder. Bu özgürlük eğitime, işe ve diğer hizmetlere ulaşma özgürlüğüdür. Hareketlilik aslında en temel formuyla bir özgürlüktür.” dedi.

Avrupa Hareketlilik Haftası’nı “yedi günlük bir deneyim haftası” olarak nitelendiren Orav, “Bu hafta; bir başarı ya da başarısızlık değil, sadece deneyimleri gerçekleştirdiğimiz bir hafta.” diye konuştu.

Amaçlarının kentlerin performansını ölçmek olmadığını kaydeden Orav, “Sadece kendimizi test edip bir şeyler öğrenebilmek; okula erişim yolları güvenli mi, duraklar güvenli mi, bunların hepsini test ettiğimiz bir hafta olacak.” ifadelerini kullandı.

24 Ağustos itibarıyla 46 belediyenin Avrupa Hareketlilik Haftası’na kayıt yaptırdığını açıklayan Orav, belediyelere dört başlıkta çağrıda bulundu.

Orav, “Birincisi, AHH’ye ve ilgili faaliyetlere katılım için kayıt olun. İkincisi sokaklarınızı test edin. Gelişmeye ve ilerlemeye devam edin. 22 Eylül’den sonra da somut çıktıları vatandaşın yararına sonuçlara dönüştürün. Dördüncüsü ise sonuçları değerlendirin ve paylaşın.” dedi.

Belediyelerin elde ettikleri sonuçları TBB aracılığıyla diğer belediyelerle paylaşmasının önemini vurgulayan Orav, “Tüm belediyelerden beklentimiz en azından bir sokağın daha erişilebilir hale getirilmiş olması, bir yaya geçidinin daha oluşturulmuş olması ve tüm rotaların, tüm yolların daha erişilebilir olması.” ifadelerini kullandı.

Özcan: “Herkesin ulaşıma eşit erişebilmesini hedefliyoruz”

AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da “Herkes için Hareketlilik” yaklaşımının toplumun bütün kesimlerinin ulaşım hizmetlerine erişebilmesini esas aldığını belirtti.

Özcan, “Herkes İçin Hareketlilik kavramı; yaş, gelir düzeyi, fiziksel koşullar, kent içerisindeki konum gözetmeksizin herkesin ulaşıma, ulaştırma hizmetlerine erişebilmesini hedefliyor.” dedi.

Türkiye’nin Avrupa Hareketlilik Haftası’na yüksek katılım gösterdiğini belirten Özcan, “AHH Türkiye için çok değerli, çünkü tüm Avrupa’da belki de en fazla etkinlik yapan, toplumu hareketlilik anlamında çalışmalara dahil eden ülke Türkiye. Bu da yerel yönetimlerimizin AB sürecini sahiplenmesi, AB sürecine inanması ve bu sürecin bir parçası olduğunu göstermesi açısından çok değerli.” diye konuştu.

Türkiye-AB ilişkilerinde ulaştırma sektörünün önemli çalışma alanlarından biri olduğunu belirten Özcan, 2002 yılından bu yana ulaştırma sektöründeki farklı projelerde 1 milyar avronun üzerinde kaynak kullanıldığını söyledi.

Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında 2025 ve 2026 yıllarında TBB’nin sahibi olduğu iki önemli projenin de programa eklendiğini aktaran Özcan, projelerin Türkiye’de sürdürülebilir, dirençli ve güvenli kentsel hareketlilik ile kentsel hareketlilikte dijitalleşmenin desteklenmesine yönelik olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Yaman sürdürülebilir ulaşımda AHH’nin yerini anlattı

Çalıştayın ana tema konuşmasını, “Sürdürülebilir Ulaşımda AHH’nin Yeri” başlıklı sunumuyla TBB Kentsel Hareketlilik ve Ulaşım Komisyonu Üyesi ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hediye Tüydeş Yaman gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Yaman, sunumunda ulaşım planlamasının tarihsel gelişimini, artan özel araç sahipliğinin kent içi ulaşıma etkilerini ve sürdürülebilir ulaşım politikalarının oluşturulmasında modelleme ile sayısal analizin önemini ele aldı.

Prof. Dr. Yaman ayrıca hareketliliğin erişilebilirlik, ulaşım seçeneklerinin çeşitliliği, uygun fiyatlılık, güvenlik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik boyutlarına dikkati çekti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0