CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: “Kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz, hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız”
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” yaklaşımını açıkladı. Devlet ve özel okul sayılarından okul yemeğine, köy okullarından öğretmenlerin çalışma koşullarına, laik ve bilimsel eğitimden yapay zekâya kadar başlıkları değerlendiren Kaya, CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın ücretli öğretmenler ile kayıt, kıyafet, kantin, kırtasiye ve okul yemeğine ilişkin sorusunu da yanıtladı.
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 11 Eylül 2026 tarihinde Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında, 14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde CHP’nin eğitim politikalarını ve “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı.
Toplantıyı CUMHA Cumhur Haber Ajansı adına Genel Koordinatör Hüseyin Bekar takip etti. Bekar, toplantının ardından ücretli öğretmenlerin çalışma koşulları ile yeni eğitim öğretim yılı öncesindeki kayıt, kıyafet, kantin, kırtasiye ve okul yemeği giderlerini Kaya’ya sordu.
CHP Eğitim Politikaları tarafından Eylül 2026’da hazırlanan “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kitapçığında da kamusal eğitim; okul öncesinden yükseköğretime, öğretmenlik mesleğinden mesleki eğitime, özel gereksinimli çocuklardan yapay zekâ ve dijitalleşmeye kadar farklı başlıklar altında ele alınıyor. Kitapçığın içindekiler bölümünde “Okul Öncesi Eğitim Hakkı”, “Köy Okullarımızı Yeniden Dirilteceğiz”, “Eğitim Hakkı Paylaşılamaz Hale Geldi”, “Ülkemizin Mesleki Eğitim Sistemini Güçlendireceğiz”, “Öğretmenlerimiz Eğitimimizin Kalbidir”, “Eğitimde Eşitsizlik Okulda Değil Hayatta Başlıyor”, “Mesleki Eğitim, Önce Gencin İnsanca Yaşama Hakkını Güvence Altına Almalıdır” ve “Kamusal Yükseköğretimi Özgürleştirip Yetiştireceğiz” gibi başlıklar bulunuyor.
“AKP İKTİDARI EĞİTİMDE İKİ BÜYÜK TAHRİBAT YARATTI”
Kaya, konuşmasına 24 yıllık AKP iktidarının eğitim politikalarını değerlendireceklerini belirterek başladı. Eğitim sistemindeki değişimi iki temel başlık altında ele alan Kaya, “AKP iktidarı eğitimde iki büyük tahribat yarattı. Birincisi kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş. İkincisi ise bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş.” dedi.
Kaya, devlet ve özel okulların sayısındaki değişime ilişkin şu verileri paylaştı:
“2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısı 2025’te 56 bin 336’ya çıktı. Peki bu süre zarfında özel okul sayısı ne oldu? 2 bin 395’ten 14 bin 700’e çıktı. Yani devlet okulu sayısı yüzde 37 artarken özel okul sayısı yüzde 513 arttı.”
Öğrenci sayılarını da değerlendiren Kaya, “2002’de devlet okulunda okuyan öğrenci sayısı 13 milyon 675 bin 285 iken 2025’te bu sayı 15 milyon 336 bin 143’e yükseldi. Öğrenci sayısı yüzde 12,15 arttı. Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artış oranı ise yüzde 560.” ifadelerini kullandı.
Kaya, söz konusu tablonun eğitim sisteminin ağırlık merkezindeki değişime işaret ettiğini savunarak, “Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaya, özel okullara ilişkin CHP’nin yaklaşımını ise şöyle açıkladı:
“Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor.”
“İTİRAZIMIZ ÖZEL OKUL TERCİHİNE DEĞİL”
Ailelerin çocuklarının eğitimine ilişkin kaygılarının eğitim harcamalarını artırdığını belirten Kaya, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim itirazımız özel okul tercihine değil, nitelikli kamusal eğitimin zayıflatılarak ailelerin özel okullara mecbur bırakılmasınadır.” dedi.
Kaya, CHP’nin hedefini, “Kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz. Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız.” sözleriyle açıkladı.
CHP’nin yayımladığı kitapçıkta da kamusal eğitim yaklaşımının temelinde çocuğun ailesinin gelirinden ve yaşadığı yerden bağımsız olarak eşit eğitim hakkına ulaşması bulunuyor. Kitapçıkta okulun yalnızca ders verilen bir yapı olmadığı; beslenme, rehberlik, psikolojik destek, sosyal yaşam ve güvenli eğitim ortamının da kamusal eğitimin parçaları olduğu yaklaşımı işleniyor.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK VAADİ
Okul öncesi eğitimin bir ayrıcalığa dönüştüğünü söyleyen Kaya, CHP iktidarında “her çocuğa ücretsiz, nitelikli, tam gün okul öncesi eğitim” sağlanacağını belirtti.
Kaya, okul yemeğine ilişkin de “Çocuklarımızın okulda aç kaldığı bir düzende eğitim hakkından söz edilebilir mi? Okul öncesi, ilkokul ve ortaokulda okuyan tüm öğrencilerimiz için bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeğinin de verilebileceğini iktidarımızda hep birlikte göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kitapçığında okul öncesi eğitime ayrı bir bölüm ayrılırken, eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca sınıf içindeki eğitimle sınırlandırılamayacağı vurgulanıyor. Kitapçıkta öğrencilerin sağlıklı beslenme ve temel ihtiyaçlarının karşılanması da eğitim hakkıyla birlikte değerlendiriliyor.
“KÖY OKULLARINI YENİDEN AÇACAĞIZ”
Eğitimde eşitsizliğin öğrencinin yaşadığı yere göre de derinleştiğini savunan Kaya, son 24 yılda kapatılan köy okulu sayısının 24 bini geçtiğini söyledi.
Kaya, “CHP olarak köy okullarını yeniden açacak ve yerinde eğitimi tüm teknolojik altyapılarını tesis ederek yeniden başlatacağız.” dedi.
Kitapçıkta da “Köy Okullarımızı Yeniden Dirilteceğiz” başlığı altında köy okullarının yalnızca eğitim kurumu değil, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğinin bir parçası olarak ele alındığı görülüyor.
MESEM VE MESLEKİ EĞİTİM VURGUSU
Mesleki ve teknik eğitimin Türkiye’nin kalkınması açısından CHP’nin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Kaya, “Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız.” dedi.
“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kitapçığında mesleki eğitime ilişkin yaklaşım “Mesleki Eğitim, Önce Gencin İnsanca Yaşama Hakkını Güvence Altına Almalıdır” başlığıyla ele alınıyor. Kitapçıkta mesleki eğitimin gençlerin erken yaşta ucuz iş gücüne dönüşmesine yol açmaması ve eğitim hakkının çalışma yaşamının gerisine itilmemesi gerektiği savunuluyor.
ÇOCUKLAR İÇİN REHBERLİK VE ERKEN MÜDAHALE MEKANİZMASI
Kaya, çocukların uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlere karşı korunmasının yalnızca güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağını belirtti.
“Çocuklarımızın etrafında koruyucu bir ekip oluşturacağız.” diyen Kaya, güçlü rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahale mekanizmalarının kurulacağını söyledi.
Kaya ayrıca “LGS ve YKS’nin tüm eğitim sistemini yönetmesine artık bir son vereceğiz.” açıklamasında bulundu.
Üniversitelerin bilim üreten özgür kamusal mekânlar haline getirilmesini hedeflediklerini belirten Kaya, üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarının sağlanacağını ifade etti.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN’E 111 MİLYAR LİRALIK SORU
Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine ayrılan kaynaklara değinen Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslendi.
Kaya, “Son 4 yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktardığınız yaklaşık 111 milyar Türk lirası ile 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında 1.224 adet devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapabilirdiniz ama yapmadınız. Neden?” diye sordu.
Kaya, “Çünkü devleti okul ve kurum inşa eden değil, giderek özel sektörün faturasını ödeyen bir yapıya dönüştürmek istiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
CHP iktidarında özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ücretsiz ve nitelikli biçimde sağlanacağını söyleyen Kaya, bu hizmetlerin kamusal sorumluluk kapsamında ele alınacağını kaydetti.
“ÖĞRETMENİ YENİDEN ÖĞRETMEN YAPACAĞIZ”
Nitelikli kamusal eğitimin öğretmenle mümkün olduğunu vurgulayan Kaya, CHP’nin öğretmenlere yönelik politikalarını da açıkladı.
Kaya, “Biz öğretmeni yeniden öğretmen yapacak; ücretli öğretmenliği, mülakatı kaldıracak, öğretmen yetiştirme sistemini sağlıklı hale getirecek, eş durumu tayininde aile bütünlüğünü esas alacak, usta öğreticilerimizin çalışma koşullarını güvence altına alacak, tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında bir maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği vereceğiz.” dedi.
Kitapçıkta da öğretmenlere “Öğretmenlerimiz Eğitimimizin Kalbidir” başlığı altında yer veriliyor; öğretmenlik mesleğinin güvenceli, nitelikli ve kamusal eğitim sisteminin merkezinde olması gerektiği belirtiliyor.
“ÇEDES VE BENZERİ PROTOKOLLERİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Kaya, eğitim sistemindeki ikinci temel sorunun bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşma olduğunu savundu.
“Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuğa ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten eğitimdir. İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir.” diyen Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çeşitli vakıf ve derneklerle yürütülen ÇEDES ve benzeri protokolleri eleştirdi.
Kaya, “Eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz. Biz eğitim, öğretim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“HER ÇOCUĞUN KENDİ AKLIYLA VE ÖZGÜR İRADESİYLE ÖNÜNÜ NASIL AÇACAĞIZ?”
Atatürk’ün “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” sözünü hatırlatan Kaya, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ndeki “aklıselim, kalbiselim, zevki selim” yaklaşımını da eleştirdi.
Kaya, “Cumhuriyet’in eğitim anlayışında çocuk, devletin biçimlendireceği bir nesne değildir. Çocuk, kendi geleceğini özgürce kurabilmesi gereken bir yurttaştır.” dedi.
CHP’nin eğitim anlayışındaki temel soruyu da açıklayan Kaya, “Nasıl bir insan yetiştireceğiz değil; her çocuğun kendi aklıyla, kendi vicdanıyla ve kendi özgür iradesiyle nasıl bir insan olabileceğinin önünü nasıl açacağız sorusudur.” ifadelerini kullandı.
“KAMUSAL EĞİTİM CUMHURİYETİ İÇİN EĞİTİM ANLAYIŞINI YENİDEN KURACAĞIZ”
Kaya, CHP’nin yaklaşımını “Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir Kamusal Eğitim Cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracağız.” sözleriyle anlattı.
“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kavramının yalnızca mevcut sorunlara yönelik bir politika paketi olmadığını belirten Kaya, “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti; eğitimi piyasanın, dinsel yapıların ya da siyasal iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkararak yeniden toplumun ortak hakkı ve kamusal sorumluluğu haline getirme iradesidir.” dedi.
Kaya, eğitimin çocuğun ailesinin gelirine, yaşadığı mahalleye, cinsiyetine, diline, inancına veya sahip olduğu olanaklara göre değişen bir ayrıcalık olmaması gerektiğini ifade etti.
“Eğitim herkes için eşit ve nitelikli bir yurttaşlık hakkıdır.” diyen Kaya, laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız eğitimi savunduklarını kaydetti.
Kitapçığın ilerleyen bölümlerinde de eğitim sisteminin geleceğine ilişkin teknoloji, yapay zekâ, öğretmenlik ve yükseköğretim başlıkları birlikte ele alınıyor. Yapay zekânın eğitime entegrasyonunun kamusal yarar, pedagojik denetim ve eşit erişim temelinde yürütülmesi gerektiği yaklaşımı öne çıkıyor.
“TEKNOLOJİYİ VE YAPAY ZEKÂYI İNSANIN VE TOPLUMUN HİZMETİNE SUNACAĞIZ”
Teknolojik dönüşüme ilişkin de konuşan Kaya, “Teknolojiyi ve yapay zekâyı da insanın ve toplumun hizmetine sunar; verinin metalaştırılmasına, eğitimin şirketlerin kâr alanına dönüştürülmesine karşı çıkar.” dedi.
Kaya, “Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kamusal Eğitim Cumhuriyeti yaklaşımını, eğitimin yeniden herkesin hakkı olduğu bir gelecek iddiası olarak tanımlayan Kaya, okulun toplumun ortak yaşam alanı, öğretmenin ise dönüşümün kurucu öznesi olması gerektiğini söyledi.
CUMHA GENEL KOORDİNATÖRÜ HÜSEYİN BEKAR ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN TALEPLERİNİ SORDU
Basın toplantısının ardından söz alan CUMHA Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar, toplantıya katılacağını bildirmesinin ardından ücretli öğretmenlerin temsilcileriyle görüştüğünü belirterek onların taleplerini Kaya’ya aktardı.
Bekar, ücretli öğretmenlerin yaz aylarında ücret alamadıklarını, uzun yıllar çalışmalarına rağmen emeklilik konusunda sorun yaşadıklarını ve güvenceli, kadrolu öğretmenlik talep ettiklerini söyledi.
Öğretmenlerin gıda, ulaşım ve konut başta olmak üzere eğitim alanının dışına taşan ekonomik sorunlarının da bulunduğunu aktaran Bekar, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde ailelerin karşılaştığı “dört K” olarak ifade ettiği kayıt, kıyafet, kantin ve kırtasiye giderlerini gündeme getirdi.
Bekar ayrıca daha önce gündeme gelen bir öğün ücretsiz okul yemeği uygulamasını hatırlatarak, ekonomik güçlük yaşayan ailelerin çocuklarının beslenme sorunlarına dikkat çekti ve CHP’nin bu alandaki projesini sordu.
KAYA: “ÖĞRETMEN İHTİYACINIZ VARSA NEDEN ATAMA YAPMIYORSUNUZ?”
Bekar’ın sorusuna yanıt veren Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi yapan öğretmenlerle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görüşmesi çağrısında bulunduğunu belirtti.
Kaya, “Eğer öğretmen ihtiyacınız varsa neden atama yapmıyorsunuz? Atama yapmıyorsanız bu ücretli öğretmen çalıştırmayı niye yapıyorsunuz? Öğretmen ihtiyacı varsa atama yapın. Yoksa ücretli öğretmeni çalıştırmaktan vazgeçin.” dedi.
Ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarını eleştiren Kaya, “Kar yağar, ücret kesilir. Hasta olur, ücret kesilir. Yaz dönemi olur, ücret kesilir.” ifadelerini kullandı.
Kaya, eğitim fakültesinden mezun olmuş ve sınav süreçlerinden geçmiş öğretmenlerin ihtiyaç olduğu gerekçesiyle ücretli öğretmen olarak çalıştırılmasına tepki göstererek, “İhtiyacım var deyip ücretli öğretmen olarak çalıştırıyorsunuz ama kölelik hukukuyla çalıştırıyorsunuz. Ne insanlığa ne öğretmenlik meslek onuruna sığan bir davranış.” dedi.
Kaya, “Bir an önce ücretli öğretmenlik uygulamasının son bulması, ücretli öğretmenlerin sınav ve elde ettikleri başarıyla kadroya geçmelerinin gerekli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“YOKSUL ÖĞRENCİYE DEĞİL, TÜM ÖĞRENCİLERE BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK”
Bekar’ın okul yemeğine ilişkin sorusuna da yanıt veren Kaya, CHP’nin önerisinin yalnızca ihtiyaç sahibi olarak belirlenen öğrencileri kapsamadığını vurguladı.
Kaya, “İhtiyacı olan öğrenciye beslenmeden bahsetmiyoruz. Tüm öğrencilere eşit, nitelikli bir beslenme vaat ediyoruz.” dedi.
Sınıftaki öğrenciler arasında ekonomik durum üzerinden ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Kaya, “En varlıklı öğrenciyle en yoksul öğrencinin beslenme çantasında aynı yemek olmak zorundadır. Çünkü sınıfta generalin ya da fabrikatörün çocuğuyla temizlikte çalışan bir kadının çocuğu eşittir. Bu eğitim hakkıdır. Bu hakkı mutlaka sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
“BİR ÖĞÜN YEMEĞİN MALİYETİ 25 LİRAYI GEÇMEZ”
Bir öğün okul yemeğinin maliyetine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, bir soru önergesine Milli Eğitim Bakanlığınca verilen yanıtta maliyetin 65 lira olarak ifade edildiğini söyledi.
Kaya, doğrudan üretici ve kooperatiflerden yapılacak alımlarla maliyetin azaltılabileceğini savunarak, “Eğer siz bunu devlet olarak kooperatifler eliyle doğrudan üreticiden alırsanız bu maliyet 65 lira olmaz, 25 lirayı geçmez. Bir öğrenciye bir öğün yemeğin bedeli 25 liraysa bu rahatlıkla olabilir.” dedi.
Kaya, tercihlerin bütçe politikalarını belirlediğini ifade ederek, “Mecliste 600 milletvekiline bunu yapıyorsun da niye öğrenciye yapmıyorsun? Tercih meselesidir. Bizim tercihimiz öğrenciden yanadır.” ifadelerini kullandı.
CHP’nin okul yemeği vaadinin kapsamını bir kez daha açıklayan Kaya, “Yoksul öğrenci değil. Burada kastettiğimiz öğrencinin tamamı. Bir öğün ücretsiz yemeği anasınıfı, ilkokul, ortaokulun tamamında bizim iktidarımızda amasız, fakatsız vereceğiz.” dedi.
Toplantısını “Yaşasın Kamusal Eğitim Cumhuriyeti mücadelemiz” sözleriyle tamamlayan Kaya, CHP’nin eğitim politikasının kamusal, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitim ekseninde şekilleneceğini belirtti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0